Azerbaycan’da öne çıkan görüşlerden biri Rauf Arifoğlu’na ait. Yazar, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin duruşunu örnek göstererek, Azerbaycan ile ilişkilerin devletlerin bağımsız iradesi çerçevesinde yürütülmesini önerdi. Arifoğlu, AKP’nin Azerbaycan’a yaklaşımını eleştirerek, mezhepçilikten uzak durulması gerektiğini savundu.
Bahçeli’nin etkisi
Rauf Arifoğlu, Bahçeli’nin 2016’dan beri iktidara bir ‘devlet penceresi’ ile baktığını yazdı. Bu yaklaşımın, Azerbaycan’a yönelik olumsuz değerlendirmeleri engelleyeceğini belirtti. Bahçeli’nin, Azerbaycan’a yön vermeye çalışan çevrelere sınırları hatırlatması gerektiğini vurguladı.
Arifoğlu, ‘Azerbaycan hiçbir iktidarın küçük kardeşi değildir’ ifadesiyle, karşılıklı saygının önemini dile getirdi. Kardeşliğin eşitlik ve bağımsızlık temelinde olması gerektiğinin altını çizdi.
Toplumsal etkiler
Xalid Kazımlı, son günlerde Türkiye’de bazı dini ve siyasi gruplardan Azerbaycan’a yönelen eleştirilerin iki ülke arasındaki dostluğu tehdit ettiğini dile getirdi. Azerbaycan’ın Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki temsili konusunda yaşanan belirsizliğin bu kırgınlığın bir yansıması olduğunu savundu.
Kazımlı, bu tür söylemlere karşı çıkmanın Türkiye’ye saldırı anlamına gelmediğini ifade etti. Ayrıca, ilişkilerdeki zararların onarılması gerektiğini ve yaşananların geçici bir tartışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Sosyal medya tepkileri
Bazı sosyal medya kullanıcıları, Azerbaycan’a yönelik sert eleştirilerde bulundu ve bu durum, yoğun bir tartışma ortamı yarattı. Arifoğlu, bu tepkileri ‘bir kasırgaya’ benzetti. Binlerce kişi, karşıt görüşlere yönelik ağır hakaretler ve ifadeler paylaştı.
Türkiye’nin gerçek cumhuriyetçileri ve Atatürkçülerinin ise bu saldırılara karşı etkili olamadığına dikkat çekildi. Örgütlü bir biçimde sürdürülen saldırıların hala devam ettiği kaydedildi.
Adaylık tartışmaları
Nigar Həsənli, BAE Devlet Bakanı’nın BM Genel Sekreterliği adaylığının Türkiye’de bazı yorumcular tarafından farklı bir biçimde sunulduğunu yazdı. Həsənli, Feridun Sinirlioğlu’nun henüz resmi adaylık sürecine girmediğini hatırlattı.
Hukukçu Sahib Məmmədov ise Bakü’nün açıklamalarını, Türkiye’nin adayına karşı bir tutum olarak görmenin manipülasyon olduğunu belirtti. Böylece, diplomatik ilişkilerin durumu bir kez daha gündeme gelmiş oldu.